![]() |
|
İSTİMBOT POROCESİ 'NE DEVAM Geçen sayıda bir yandan tasarımcımız Dudley Dix’i tanıtmıştık, bir yandan da İstimbot’umuz hakkında kısa teknik bilgiler vermiştik. Bu ay biraz daha yol alalım ve artık teknemizi kızağa koyalım, ne dersiniz? Maille ulaşarak fiyat soran arkadaşlara da yardımcı olacağını düşünerek bütçe üst sınırımızı tekrarlayalım: Baştan beri tekne 20 bin doların altında olmalı iddiamız vardı. Buna neler dahil? Sizi denize çıkarıp yelken yaptıracak minimum donanım dahil. Ocağınız, tuvaletiniz, musluğunuz, yatak yorganınız, akünüz olmasa da iyi yelken yapabilirsiniz. Biz denize çıkmak istiyoruz, yukarıda söz ettiğimiz mutfak vesaire olmasa da olur. Bunun için gereken asgari teçhizatı sağladıktan sonra gerisini zamanla tamamlamak zaten mümkün. Baştan beri bunu sık sık hatırlatıyorduk, tekrar etmekte fayda var.Yeter ki bir an önce denize çıkalım. Maliyet konusunda, ilk yola çıkışımıza göre dezavantajlı gelişmeler ise şöyle sıralanabilir: Birincisi, tekne 7-7.5 metre düşünülürken 8 metre oluyor. İkincisi ve en önemlisi ise topluca ortak bir yapım öngörüp, bir çok malzemeyi çoklu alım avantajıyla, çok uygun fiyatlara alabilmeyi düşünmüşken, geldiğimiz noktada tek başıma kaldığım için, sadece “tek” tekne yapımı gibi bir durum oluşuyor. Güreşten kaçan pehlivan olmamak için 20 bin dolara selam, yola devam. Madem ki başladık, o halde bitirmeliyiz. Pamuk eller cebe aşamaları O zamana göre şu anda proje satın alma işi çok daha kolay. Dix’in projelerini artık Türkiye içinde bir temsilciden alma gibi bir lüksümüz var. Gümrükle, postayla, kredi kartıyla uğraşmaya gerek yok yani.
Ne yalan söyleyeyim, haberi duyunca biraz tedirgin oldum. Bir tasarımcının bir planını, bir teknesini övmek ya da yermek; onlarca tekne yapmış bir tersanenin ya da ustanın hizmetini övmek ya da yermek çok kolay. Bunu tüketici hakları çerçevesinde, terbiye sınırları içinde ve Çeto’ca bir sıcak samimiyetle, mizahla yaptığım sürece, gayet de doğal ve yol gösterici. Planladığım yapım sürecinde tasarımcı ve tekneyi yapacak tersane haricinde, başka hikaye esas kahramanları olmayacaktı. İstimbot maceramızda önceden tanımadığım bilmediğim bir üçüncü kahraman, dediğim gibi baştan tedirgin etti. Birkaç gün kafası kesilmiş tavuk gibi dolaştım. Aklımda binbir düşünce: Sacit Ertuğ kimdir, nedir, ne iş yapar, nerden aklına geldi bu temsilcilik işi. Eşe, dosta, internet gruplarına Didi 26 planı getirttiğimi, yapıma girişeceğimi açıklamışken, tanıdık tanımadık birkaç kişiden Türkiye dağıtımcısıyla ticari ilişkim olup olmadığına dair soru soran birkaç mail bile aldım. Püfffff... Hiç hesapta yoktu böyle bir gelişme. Derken bir gün Sacit Ertuğ ile yazışmaya başladık.Nırınıırıııımmmmm! (Gerilim müziği..) Bütçemi ayarlamış, yapım için bir tersanede karar kılmış, hatta kontrplakları
almaya hazırlanmışken, Sacit Ertuğ ile yazışmaya başladık. Sacit Bey
de bu arada boş durmamış, Dudley Dix tekneleri konulu bir internet grubu
kurmuş, hatta bir site hazırlığına girişmiş ve yavaş yavaş adını duyurmaya,
kendini tanıtmaya başlamıştı. Ağırlıklı olarak reklam sektöründe hizmet
veren Ertuğ Şirketler Grubu, taşımacılıktan, çimento sektörüne kadar
bir çok alanda iş yapan büyük bir grup. Buraya kadar herhangi bir ilginç
gelişme yok değil mi? Deniz ve tekne sevdalısı bir işadamı Dix’in temsilciliğini
alıyor, plan proje satış işine giriyor, o kadar değil mi? Siz öyle sanın.
Ertuğ’da bulunan büyük bir nimetten haberdar olmamla işin en renkli ve
sürprizli kısmı daha yeni başlıyordu. Bir CNC kesim tezgahı! Bir kesici alet düşünün ki, önceden hazırladığınız bir bilgisayar programını hafızasına yüklediğinizde, milimetrenin çok altında bir hatayla size o programda tariflediğiniz parçayı kesip versin. Köşeli ya da eğrisel, öyle düzgün bir kesim ki, sonradan düzeltmenize, törpülemenize başka hiçbir ekstra işe gerek kalmadan, pergelsiz, cetvelsiz, hatasız bir defada mükemmel işlem. En basit açıklamasıyla CNC kesim tezgahı size bunu sağlıyor. CNC ile yapılabilecekler ve bu yolla oluşacak müthiş kolaylık, serilik, zaman kazanımı ve elbette minimum hatayla kesilmiş parçalar, istimbot projemize büyük bir katkı ve ivme kazandıracaktı. Kontrplak alımını kısa bir süre erteledim, Sacit Bey’in çalışmalarını inceledim. Yukarıda bahsedilen, kesim makinasına komutları veren bilgisayar programının hazırlanması neredeyse bitmişti. Sacit Bey için çok normal ama bana göre ise bir mucize olan bu işlemin sonunda ortaya Didi26 teknesinin kesim programı çıktı. Bir düşünün, elinizdeki diske kaydedip rafa kaldırdığınız bir programınız var. İhtiyaç olduğunda Didi 26 nın kesimi için yapmanız gereken tek şey, o diski makinaya takıp karşısına geçip çay içmek, makinayı kesim yaparken seyretmek. Başka bir tekne kitine ihtiyaç olduğunda o tekneye ait diski makinaya takıp, gene çay. “Tiryaki CNC semaverleri” bu dergide, koş vatandaş kooş. Tüm bu olan biten, Sacit Ertuğ ‘un işletmesinde, Gebze yakınlarında olurken, İzmir’den kâh telefon, kâh emaille iletişimi sürdürdük. Geçen sayıda bahsetmiştim; Dudley Dix bütün dünyaya internet üzerinden ulaşıp, hem ekmek parasını böylesine soylu ve zevkli bir iş yaparak çıkartıyor, hem de yüzlerce amatöre denize çıkış yolunu açıyor. Bu büyük adamın çizdiği bir projeyi Gebze’de bir başka büyük adam Sacit Ertuğ, bilgisayar program koduna dönüştürüyor ve bu programla kesilen hatasız malzemeler, İzmir’de gene bir başka büyük adamın, ama onun büyüklüğü sadece göbek çevresinin ölçüsünden gelen bendenizin, tekne kiti olarak ortaya çıkıyor. Ve sıkı durun bu üç adam birbirleriyle yazışma veya telefon konuşmaları haricinde fiziken hiç bir zaman tanışmamışlar! İşte teknolojinin ve çağımızın diğer nimetlerinin gücü, güzelliği. Sevgili Sacit Ertuğ kendisine de bir Didi 26 yapacağını söyleyince, iki uzak şehirde aynı teknenin eş zamanlı olarak imal edilmesi heyecanı sardı ikimizi de. Başta kolaylık ve birbirimize destek için her iki teknenin de onun işyerinde yapılması yönünde fikir alışverişinde bulunduksa da, yapım aşamalarının fotoğraflanması, sabırsızlık, merak, uzak mesafe gibi sebeplerle İzmir’de bu işe girişmemin daha iyi olacağını düşündüm ve bu yönde karar verdim. En baştaki tedirgin edici çekincelerimi boşa çıkardığı, titizliği, becerikliliği ve iş bitiriciliğiyle istimbot macerama yeni bir soluk getirdiği için buradan Sevgili Sacit Ertuğ’a binlerce teşekkür. Dostluğu ve hoş sohbeti için de elbet. Size bir sır, inanılmaz bir durum farkındayım ama biz hala yüzyüze tanışamadık Sacit Ertuğ ile iyi mi? Telefonla ve sadece yazışmayla da dostluk kurulabiliyormuş. Sanırım Aralık 2005 tekne fuarında ilk defa karşılaşacağız. Buraya kadar olan kısımları bir toparlamak gerekirse: Normal süreç nasıl olacaktı, bizde bu süreç nasıl işledi? 1) Dix’in projelerini Türkiye dağıtımcısından alabilirsiniz, ben projeyi
aldığımda bu imkan yoktu, getirtmek durumunda kaldım. Projeler ve Dix’e ödenecek proje bedeli dahil. Tüm bunları tek bir kaynakta sağlamak, tekne yapmak isteyenler için gerçekten büyük bir hizmet ve kolaylık. Şu bilgiyi de vereyim; kontrplak miktarı teknenin iskeletini, borda
kaplamalarını, güverte kaplamalarını yani kabuk için gereken tüm kontrplak
malzemesini kapsıyor. Yukarıda tariflenen tüm kit için liste fiyatı 2620 euro olarak verilmiş. Oh yahu paragrafı Yok yok kendimdeyim böyle garip başlık attığıma bakmayın. Biraz keyiflendim de. Neden keyiflenmeyeyim yahu, projemiz yolunda gidiyor, şimdilik masraf olarak planlanan bütçe dahilindeyiz, gizli reklammış, çıkar sağlama kaygısıymış, fiyat belirtme ya da belirtmeme stresiymiş hiç biri yok. Gerçekten oh. Böyle bir özgürlük ve rahatlık şimdiye kadar görülmüş değil herhalde. Amatör denizciye kolaylık sağlayan her kimse, hangi şirketse açık açık komplekssiz, samimice belirtilmeli, her şey şeffaf olmalı, belirsiz karanlık hiçbirşey kalmamalı, sohbetle muhabbetle mutlulukla bu macera yürümeli. Bu aşamada Naviga dergisinin özgür ortamı için dergi yönetimine ne kadar teşekkür etsek azdır. Abone olun, arkadaşlarınıza dağıtın, hediye edin, üçer beşer alın, sevin, sevdirin. (Sayın yüce editörüm, böyle iyi mi biraz daha reklam yapayım mı? Hörmetler efenim. Maaş konusunda minik bir maruzatı...tamam..sonra konuşalım..tamam..sinirlenmenize gerek yoktu..tamam efendim..) Gevezelikten köşe bitti, tekneyi bu ay da kızağa koyamadık iyi mi. Pusula Yatçılık beni çarmıha gerecek, “bu ay bahsedeceğim, bu ay yazı dizisinde size geliyorum” diye diye 3 aydır söz veriyorum, veriyorum, gene gelemedim. Tekne neredeyse bitecek ben daha gümrükteyim, kontrplaktayım, plandayım, hey Allahım. Bu sayımızdaki fotoğraflarımıza gelince: Bizim kamyonet Müfit Jr’ın sırtında kontraların tersaneye gelişi, kit halinde hazır kesimi yapılıp gönderilmiş plakalardan birinin görünüşü ve Pusula Yatçılık’ta kurulan istimbotumuza özel çadır ve içindeki çalışma tezgahı. Önümüzdeki sayıda daha detaylı imalat görüntüleri ve Pusula Yatçılık tersanesinde görüşmek dileğiyle. (Bu sefer kesin bak, söz) Boatshowda çay ısmarlarsanız, ben de kurabiye getiririm, hayat müşterek. Muhabbetle ve sevgiyle kalın dostlar
|